Vitro – Jessica Khoury – PDF İndir

Aralık 4, 2017
WEB TASARIM
WEB TASARIM

Birden yukarıdan bir tangırtı gelince Sophie kendini korumak için kafasını eğdi ama gürültü, tavanla uğraşan adamdan gelmişti. Fan onun olduğu yöne doğru çalışmaya başlayıp saçlarını yüzüne savurdu. “Teşekkürler.”
Sophie köşedeki masaya gitti. Adamlardan ikisi gri saçlı ve bronz tenliydi, üçüncüsü ise tümüyle keldi. Masanın yanında durup bekledi. Poker oynayanlar ona gözucuyla baktılar ama Sophie boğazını temizleyip masaya parmağıyla vurana kadar onunla ilgilenmediler. Ondan sonra oyunu bırakıp gözlerini sessizce Sophie’ye diktiler, oyunları bozulduğu için alınmış görünüyorlardı.
Sophie, gerginliğini ve yorgunluğunu dizginlemeye çalışarak, “Rahatsız ettiğim için özür dilerim,” dedi. “Sizden biri Kabuk Adası’nm yerini biliyor olabilirmiş ve beni oraya götürebilirmişsiniz?”
Adamlar birbirlerine baktı. Kel olan elindeki kartları ters olarak masaya koydu ve boynunu çevirerek omurgasını çatırdattı. “Kabuk Adası,” dedi yavaşça, Sophie’nin zor duyacağı kadar alçak bir sesle. Diğer ikisi tekrar Sophie’ye baktılar ama bu sefer gözlerinde temkinli bir bakış vardı. Konuşanın aksanma bakılırsa Amerikalıydı, diğer ikisiyse Polinezyalı gibi görünüyordu.
“Orayı duymuş olabilirim,” diye devam etti kel olan. “Duymamış da olabilirim. Ama seni oraya götürmeyeceğimden kesinlikle eminim.”
“Ben başkanın kendisini bile Kabuk Adası’na götürmezdim,” dedi bir diğeri. Kumar masasına beş dolarlık bir banknot koyarken, “Seni beş artırıyorum, Pete,” dedi.
“Gördüm,” dedi üçüncü adam. “Ben de beş artırıyorum. Bak, küçük hanım, arkadaşlarımın söylemeye çalıştığı, kimsenin Kabuk Adası’na uçmayacağı. Hiç kimse. Oradan ne istiyorsun bilmiyorum ama evine dönsen iyi olur.” Adam sanki birilerinin onu duymasından korkar gibi etrafına bakındı.
Sophie baştan başladı. “Dinleyin. Annem Kabuk Adası’nda çalışıyor. Ne duyduğunuzu ya da ne istediğinizi bilmiyorum ama oraya gitmek zorundayım. Lütfen. Bu acil bir durum.”
Adamlar kıpırdamadı. Hatta taş kesilmiş gibilerdi.
“Nandu birkaç ay önce oraya uçtu,” dedi Pete. “Sana anlatmadı mı, Jordy?”
Kel adam oflayıp pufladı. “Motorunda sorun çıktığı için inmek zorunda kalmış. En yakın iniş pisti Kabuk Adası’ndaymış. Onu silahlı bir hoş geldin komitesinin karşıladığım söyledi, adayı hemen terk etmesi için karşılamışlar. Yine de etrafa bakınma fırsatı bulmuş. O eski tatil yerindeki —Halycon Körfezi ya da onıın gibi bir ismi vardı- binalardan birkaçını kullanıyorlarmış, birkaç doktor etrafta koşturuyormuş, gerçekten gizli işler. Onu uçağına geri götürmüşler ve oradan sepetlemişler. Gitmeseymiş onu vururlarmış, öyle dedi. Arızalı motorla şansını denemeyi seçmiş.” Başını iki yana salladı. “Uçak dediği o hurda yığınıyla zar zor geri döndü.”
Hikâye Sophie’yi germişti, belki de pilot, arkadaşlarını etkilemek için abartarak anlatmıştı. Üstelik yanına gitmek için annesine ne kadar yalvarırsa yalvarsın, babası Kabuk Adası’na gitmesine asla izin verilmeyeceğini söylemişti. Annesinin Al-zheimer gibi psikolojik rahatsızlıklarla uğraştığı düşünülürse, adada uygulanan güvenliğin paranoya seviyesinde.

KİTABI PDF İNDİR

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir