Gölgedeki Işığım – A. Meredith Walters PDF e-Kitap indir
Kitap / Temmuz 19, 2017

  Sevmediğimiz bir düşünülün ifadesini ödünç alırsak, sinek raketi işlevi görmek bize düşmez; ama sineğin biri kendini dev aynasında görmeye kalkarsa, en iyilerimiz bile bir infaz işine tenezzül etmek zorunda kalır. Son zamanlarda Howard Roark adlı birinden bir hayli söz edilmekteydi. Söz özgürlüğü bizim kutsal geleneklerimizden biri olduğu ve kişinin kendi zamanını ziyan etme özgürlüğünü de içerdiği için, bu söylentilerin bir zararı yoktu … tek zararı belki o zamanın, başlanıp da bitirilememiş bir binadan başka göze görünür eseri olmayan birini tartışmaktan çok daha yararlı işlere harcanabileceğiydi. Olay bir trajediye, hatta bir sahtekârlığa dönüşmemiş olsaydı, gerçekten de söylentiler hiçbir şeye zarar vermeyecekti. Howard Roark, çoğunuzun duymadığı, herhalde bundan sonra da pek duymayacağı bir mimardır. Bir yıl önce kendisine olağanüstü sorumluluk yüklü bir iş verilmişti. Büyük bir anıtı, sahibinin yokluğunda inşa edecekti. Binanın sahibi ona inandı, sınırsız hareket özgürlüğü tanıdı. Eğer ceza hukukumuzun terimleri sanat alanında da geçerliyse, Bay Roark’un bu bina sahibine teslim ettiği şeyin bir zimmet olayından farksız olduğunu söyleyebiliriz. Bay Hopton Stoddard adlı tanınmış hayırsever yurttaşımız, New York kentine dinsel bir tapınak armağan etmeye karar vermişti. Hiçbir mezhebe bağlı olmayan, insan inancının ruhunu simgeleyen bir tapınak. Bay Roark’un ona sunduğu bina ise ancak bir ambar olabilir, o amaçla kullanılması…