Büyücünün İlk Kuralı – Kısım 1 – Terry Goodkind – PDF ve EPUB indir
Kitap / Haziran 6, 2017

Kimse orada olduğunu bilmiyordu. Anton dışında… Yol boyunca sadece nakit kullanarak kendisine ait Honda markalı arabasıyla 4800 km yol almıştı. 12 Anın kapısını açan Anton küçük odadan içeriye girdi. Tütün ve vücut sıvılarının kokusu tüm benliğini doldurdu. Açlı­ ğının yok olması için bu kadarı yeterliydi. Yine de arabaya servis yapan yerel bir lokantadan yemek almıştı. Torbayı ve bardakları masanın üzerine bırakarak, “Bunları senin için getirdim,” dedi. “Anton, bu çöplükten çıkmak istiyorum. Ne zaman güvende olacağım?” Anton yatağın ucundaki küçücük alanda volta atmaya baş­ ladı. Oturmayı düşündü, ancak mobilyanın üzerindeki lekeler hemen fikrini değiştirmesine neden oldu. “Birkaç gün daha sürecek. Polislerle konuşuyorum ve gerekli düzenlemeleri yapı­ yorum. Şimdiye kadar komşu Chester işbirliği yaptı. Sadece ilk gece bir polise ifade vermiş. Bundan sonra babamın kız kardeşinin ziyaretiyle ilgili her şeyi unuttu.” “Onu sessiz tutmak için para gerekecek, değil mi ?” “Evet, ama bir anlaşmaya vardık. Para tamamen ödenmeyecek, yılda bir ödeme alacak.” “Kabul etti mi?” diye sordu Marie. “Ben çok iyi bir pazarlıkçıyım. Aniden elde edilecek bir servetin sorulara neden olacağını anladı. Bu her iki taraf için de yararlı bir anlaşma. Zamanla ödemeleri artacak ve gelecekte de bizimle işbirliği yapması garantilenecek.” Marie, Anton’un önünde durdu. Anton büyükbabasının sevdiği kadına baktı. Çok daha…

Büyücünün İlk Kuralı – Kısım 1 – Terry Goodkind – PDF ve EPUB indir
Kitap / Haziran 5, 2017

  Jenny Rose’un öğretmenlerinden biri dün telefon etti, telefonu kapatır kapatmaz unuttum meseleyi. Son zamanlarda ödevlerini yapmıyormuş, öğretmenleri çalışmaların ona fazla gelmiş olabileceğinden endişelenmiş. Jenny Rose sana mutsuz görünüyor mu?” Hildy omuz silkiyor. “Bilmiyorum. Herhalde. Hiç konuşmuyor.” R.A., “Dayınla yengene yazıp onun eskiden de yatağı ıslatıp ıslatmadığını sormayı hep unutuyorum,” diyor. Sigarasını sallıyor, bir parça kül çalışma masasına düşüyor. “Jenny Rose okulda seninle Myron’dan başka arkadaş edindi mi hiç?” Hildy yeniden omuz silkiyor. Dalgın annesini Jenny Rose’la paylaşmak zorunda kaldığı için biraz kıskançlık duyuyor. “Hayır. Yani, arkadaş isteyip istemediğini bilmiyorum. Çoğunlukla yalnız kalmaktan hoşlanıyor. Beni kütüphaneye götürebilir misin?” Annesi, “Tatlım, götürürdüm ama yarının vaazını bitirmem gerekiyor,” diyor. “Baban gelsin de ona sor.” Hildy, “Tamam,” diyor, çıkmak üzere dönüyor. R.A., “Kuzenine göz kulak olur musun?” diye soruyor. “Jenny Rose’a? Biraz endişeliyim.” Hildy tekrar, “Tamam,” diyor. “Babam ne zaman gelecek?” Annesi, “Akşam yemeğine evde olur,” diyor. Oysa Bay Harmon yemeğe gelmiyor. Hildy yatana, kütüphanenin kapanmasının üzerinden saatler geçene kadar dönmüyor eve. Hildy yatakta yatıp annesinin babasına bağırmasını dinliyor. Jenny Rose’un da uyanık olup olmadığını merak ediyor. Böylece Hildy ile Myron, yatağında yatan Jenny Rose’u gözetliyorlar yine. Dürbünden sırayla bakarak çıplak ayaklarını çardağın sıcak, tozlu döşeme tahtalarında gezdiriyorlar.