Prens – Niccolo Machiavelli ePub PDF e-Kitap indir

Ağustos 23, 2017

 

Işık karardı. Gökyüzü pencerelerden zümrüt yeşiline döndü. Bu, mevsimin ilk yeşil fırtınasıydı ve Kestrel rüzgârın evi dövdü­ ğünü duyarken, Arin’in yanıldığını biliyordu. Arin onu aylardır cezalandırmak istiyordu. Onu Kestrel satın almamış mıydı? Kestrel ona sahip değil miydi? Bu Arin’in intikamıydı. Hepsi bu. Yağmur pencerenin camlarına adeta çiviler çakıyordu. Oda neredeyse simsiyah oldu. Kestrel, Arin’in sesini yine kafasında duydu ve aniden kendini yıkılmış hissetti çünkü her ne kadar Enai’ye olan hislerinden şüphe duymasa da Arin’in sözlerinde gerçeklik payı olduğunu gördü. Arin’in döndüğünü fark etmedi. Fırtına gürültülü, oda karanlıktı. Arin’in yanında durduğunu anlayınca nefesini içine çekti. İlk defa içinden ondan korkmak gelmişti. Fakat Arin sadece bir kibrit yaktı ve onu lambanın fitiline değdirdi. Yağmurdan sırılsıklam olmuştu. Teni bu yüzden parıldıyordu. Kestrel ona baktığında Arin çekindi. “Kestrel.” İç geçirdi. Bir elini ıslak saçlarına sürdü. “O sözleri söylememeliydim.” “Samimiydin.” “Evet am a…” Arin bıkkın ve kafası karışmış gibi gö­ rünüyordu. “Eğer Enai için ağlamasaydın kızgın olurdum.” Yanında, gölgelerin içinde duran elini uzattı ve Kestrel kararsız bir saniye boyunca ona dokunacağını sandı. Ama Arin sadece yukarı kaldırdığı avucundaki şeyi sunuyordu. “Bu, Enai’nin kulübesindeydi,” dedi. Bu Kestrel’in saçından bir tutam örgüydü. Genç kadın onu dikkatlice almasına rağmen serçe parmağı genç adamın ıslak avucuna değdi. Arin istemsizce hemen elini çekti. Kestrel parlak halkayı parmaklarının arasında çevirerek örgüyü inceledi.

 

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir