Duane gizlice bann diğer ucuna işaret etti. Artık fısıldıyordu. “Swoon’a bir bak,” dedi. “Ona bakıyor musun?” Larry kendisine söyleneni yaptı. “Evet, bakıyorum.” “Sence Swoon ne yapardı? Ordu adına Afrika’ya uçar mıydı?” Larry düşündü. “Hayır. Bunu yapacağını sanmıyorum.” “Peki sence neden yapmaz?” “Bilmiyorum, Duane. Yüz yaşında olduğundan olabilir mi?” Duane başını hayır anlamında salladı. White Russian’ını yudumladı. “Çünkü her ...

Ve hem gazi hem de müzisyen olduktan için o ve ar- kadaşlannın kazandığı popülerlik ve itibar. Evet demenin avantajlan böylesine fazlayken nasıl hayır diyebilirlerdi ki? “Diğer iki birliğin başına gelenleri okudun mu?” diye soıdu annesi. Ross başıyla onayladı. “Tabii ki okudum.” “Okudun mu?” “Okudum. Güven içinde evlerine dönmüşler.” “Hayır,” dedi annesi. Kâğıdı masanın üstünde kaydırarak oğlunun önüne itti ve parmağıyla bahsettiği kısma işare...

“Elbette. Buzdolabında.” Ross normal davranmaya çalışıyordu ama otuz bir yaşındayken, annesini kandırmak her zamankinden daha zordu. Hem zaten ona söylemek zorunda kalmayacak mıydı? Evet demeyi planlamıyor muydu? Kişi başı yüz bin dolan duyan bütün Danes elemanlan evet demeyi düşünmüyor muydu? “Teşekkürler anne,” dedi Ross dolaptan çıkardığı tavuk dolu tabağı mutfak masasına koyarken. Annesinin üstünde mavi renkli bir bornoz vardı. Saçlan oğlu...

pdfkitapindir.ist  sitesi tamamen özgür ve özgün bir yapıda sizlerle beraberdir. Her kitabın olması size büyük bir özgürlük, sitenin kendine has benliği size büyük bir özgünlük hissi yaşatacaktır. Sitede birçok ücretsiz kitap indirebilirsiniz. Bu ücretsiz kitaplar pdf formatındadır. İsterseniz bilgisayarda, isterseniz telefonda rahatlıkla kitabınızı ücretsiz olarak okuyabilirsiniz. O zaman hemen PDF kitap indir ve bu güzel kitapların keyfini ç...

Kendi kendine böyle sorular sormamalıydı. Duvardaki saate baktı. Saati kâğıda not etti. Başını kaldırdığında Philip doğrudan ona bakıyordu. Ellen soda kutusunu kafasına dikmiş vaziyette donakalınca üzüm sodasının birazı beyaz üniformasına döküldü. Philip göz ucuyla ona bakıyordu. Ve parmak uçlarını oynatıyordu. “Tanrım,” dedi Ellen önce ayağa kalkıp sonra tekrar oturarak. Üniformasına dökülen sodayı sildi, not tutmaya davrandı, kaıgacık burgac...

“Neredeydin?” diye sordum. Keşke alevler büyüseydi. Bu kadar küçük alevlerle bu ev asla tamamen yanıp kül olmayacaktı. Başka bir yere bir şişe daha saklamış olabilirdim. Bunu hatırlayabilecek kadar net düşünemiyordum. Alevler yeterince büyük değilmiş gi bime geliyordu. Küçük alevler öfkemin boyutuyla boy ölçüşemezdi ve daha fazlasına ihtiyacım vardı. “Kimberly yle oteldeydim, itfaiye gelmeden ya da sen kendine zarar vermeden buradan gidelim.” ...

Bunları aklım almıyordu bile. Alex sessizce, “Neler hissettiğini biliyorum,” dedi. “Bunu iki kez hissettim. Öfkeyi. Acıyı.” Altdudağım titredi. “Ortak bir tarafımız bu.” Alex, “Anlaşılan ortak noktalarımız en berbat şeyler,” diye yanıt verdi. Dudaklarında buruk bir sırıtış vardı. “Biliyorum ki sana kendini daha iyi hissetmen için söyleyebileceğim hiçbir şey yok. Annenin daha iyi bir yerde olduğunu bilmem hariç.” İçimde bir öfke parlaması oldu....

O kaydı en ufak detayına kadar biliyor. Kulak tıkaçlarım ses başlamadan hemen önce taktı. O korkuyor, Larry. Yeni bir silahtan çok daha fazlasından korkuyor.” Larry güldü. “Şimdi çılgınca konuşmaya başladın.” Ama Duane gülümsemiyordu. Duman gözlerine dek yükseldi ve ölüm kadar korkunç bir anlığına Larry’ye sanki mumyalanmış gibi göründü. Sanki bir daha asla hareket etmeyecekmiş gibi. “Yeni bir silahtan çok daha korkunç şeyler vardır,” dedi Dua...

Ave öğlenleri, Adderall ve korkuyla beslenen ve beyin çarklarının her daim döndüğünü gördüğünüz üstün başarılı kızlardan oluşan Dâhi Kızlar isimli ufak bir grupla oturma mın tek nedeniydi. O kadar uyumsuz olmalarına şaşmama lıydı; insanların o kadar çok çaba harcamasını görmek beni huzursuz ediyordu. Beyin çarklarının döndüğünü görmek istemiyordum… Kaldırın şunları gözümün önünden diyesim geliyordu. Siyah İnci filmindeki at gibi onları k...

Sanırım Lydia Vance ile ilk şiir dinletimde tanışmıştık. Drawbridge’de Kenmore Caddesindeki bir kitapçıdaydık. Her zamanki gibi korkuyordum. Üstün yetenekli ama korkak. İçerde sadece ayakta durulan bir oda vardı. Dükkanı işleten Peter’in — zenci bir kızla yaşıyordu — önünde bir tomar para vardı. “Şu işe bak” dedi bana “Onları her zaman böyle kafesleyebilsem Hindistan’a bir tur daha yapacak parayı toplamam iş...

Alacakaranlık – Stephenie Meyer ePub PDF e-kitap indir
Kitap / Mayıs 10, 2017

Sandalyemde donup kalmıştım,arkasından boş boş bakıyordum.Ne kadar da kabaydı.Bu hiç de adil değildi.Yavaş yavaş eşyalarımı toplamaya başladım,gözlerim dolmasın diye içimde büyüyen öfkemi gizlemeye çalışıyordum.Neden bilmiyorum,ama öfkem hep gözyaşı şeklinde açığa çıkardı.Biraz küçük düşürücü bir durum olsa da genelde sinirlendiğim zaman ağlardım. ”Sen İsabella Swan değil misin?”diye sordu bir erkek sesi. Başımı çevirdiği...