Oyunbaz – Wulf Dorn PDF e-Kitap indir

Eylül 6, 2017

 

ştı. Ben biraz toparlandıktan sonra binayı görebilmek için birkaç adım geriledim. Birden esen rüzgarla neredeyse duvara yapışıyordum, ama sonunda binayı görebileceğim bir noktaya gelebildim: Tepesindeki tek bir dikey yarık dışında penceresi olmayan, beyaz tuğladan yüksek bir silindir. Sanki bir Ortaçağ şatosunun tek bir kulesi yerinden sökülüp buraya, tepeye kondurulmuştu. “Mr. Ryder, hazır olduğunuzda başlayalım efendim.” Gazeteciyle Pedro binanın on metre kadar uzağında yerlerini almışlardı. Görünüşe bakılırsa toparlanmış olan Pedro tripodunu açmış, vizörden bakmaktaydı. “Şöyle duvarın hemen dibine geçerseniz Mr. Ryder” diye seslendi gazeteci. Tekrar binaya yaklaştım. “Beyler,” dedim, rüzgardan sesimi duyurmak için bağırarak, “başlamadan önce bu seçtiğimiz mekanın tam olarak ne olduğunu açıklamanızı rica ediyorum.” “Mr. Ryder, pardon,” diye seslendi Pedro, elini havada sallayarak. “Duvara iyice yaklaşın efendim. Bir kolunuzu dayayabilirsiniz mesela. Şöyle.” Rüzgara karşı dirseğini uzattı. Duvara yaklaşıp söylenileni yaptım. Pedro üst üste fotoğraf çekmeye koyuldu; ara sıra tripodun yerini, objektifi değiştiriyordu. Bütün bu süre boyunca gazeteci onun yanı başındaydı, Pedro’nun omzunun üstünden bakıyor, bir şeyler söylüyordu. “Beyler,” dedim bir süre sonra, “siz de takdir edersiniz ki, bir cevap … ” “Mr. Ryder, pardon,” dedi Pedro, makinenin arkasından sıç­ rayıp öne çıkarak, “kravatınız!” Kravatım omzumun üstünden geriye uçmuştu. Kravatı dü­ zelttim, fırsattan faydalanıp saçımı da düzelttim. “Mr. Ryder,” diye seslendi Pedro, “şöyle eliniz havada birkaç fotoğrafınızı alabilir miyiz? Evet, evet! Birine binayı gösteriyormuşsunuz gibi. Evet, harika, harika. Yalnız gururla gülümseyin.

 

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir