Küçük Ağa – Tarık Buğra – PDF Epub Kitap İndir

Kasım 12, 2017
Küçük Ağa

Küçük Ağa

Bu romandan ilk defa rahmetli Peyami Safa beye bahsetmiştim. Rejans lokantasında idik. Arkamızdaki masada genç bir çift yüksek sesle Fransızca konuşuyordu. Fakat artık Fransızca’nın mânâsı başka idi. Tıpkı İngilizce’nin, Rumca’nın, Ermenice’nin ve başka dillerin olduğu gibi. 1919, 1920, 1921, 1922, 1923, ve I960!.. Değişen yalnız yabancı dillerin, yabancıların mânâsı değildi, artık her şey değişmişti: Mutfaklar değişmiş, gardroplar değişmiş, edebiyat, mimari, takvim ölçüler ve bütün ölçüler değişmiş, insan değişmişti. Fakat bu koca bir dünyanın değişmesi, bir milletin ölüm geçidindeki 4 yıl süren eşsiz macerasından sonra olacaktı. Bense işte bu macerayı anlatmak istiyordum. Rahmetli ustamız — demişti. Fakat hayır; ben bir destan yazmak niyetinde değildim. Bunun tam aksine bir roman, romanlardan bir roman yazmaya çalışacaktım. Doğru • Başta «Nutuk» olmak üzere o hem yürek paralayıcı,. hem alın ağartıcı devre ait kitapların hemen hepsini tekrar tekrar okumuştum. Fakat bu uzun çalışmalar o 4 yılın grafiğini çizmek için değildi. Ben bütün bu eserlerde birtakım kırıntılar arıyordum; Küçük Ağa‘nm niçin ve nasıl Küçük Ağa olduğunu aydınlatacak kırıntılar. Bunları bulduğumu sanıyorum. Eğer elde ettiğim malzemeyi iyi kullanabildiysem şu roman gerçek bir romandır. Küçük Ağa PDF indir macerası çağdaşlarından en az yarısının macerası, Küçük Ağa‘nm insan gücüne göre çok ağır ve ezici olan tereddütü çağının trajedisidir. Burada bu trajediden kısaca bahsetmeliyim. Bu millet. her zaman olduğu gibi o devirde de vatan sevgisini, devlet şuurunu dini ile içice duyardı. Her savaş bir cihad olagelmişti. Vatan, millet sembolleri din sembolü ile birleşiyordu.- Bir tek bayrak ta üç kutsallık. Bu milletin kaderi, bu milletin tu kendisi yüzyıllar boyunca işte bu bayraktı. Ve bu bayrağı halife-yi rû-yi zemin, şâh-ı cihan açardı. Taçlar, tahtlar devirmek, ülkeye ülkeler katmak için açardı. Hayatı bu gelenek düzenlerdi. Ancak bu gelenekle var olabileceğine inanan bu millet bir gün bir başka bayrak altına çağrıldı. Bayrak bir başka bayrak, bayrağı açan el bir başka «i di. Fakat bu bayrak da ata ocağı için diyor, vatan için diyordu. Kurtuluş ümidi, 6 asırlık yaşama geleneğinin karşısında idi. Hiç bir milletin tarihi bu kadar trajik bir çelişme görmemiştir. Bu çelişmede doğru yolu seçmek bir fazilet işi olmaktan çıkıyor, herkesten beklenemiyecek bir görüş üstünlüğü gerektiriyordu. Buna karşılık yanılanlan suçlandıramazdınız, zira menekşe, rengi mor olduğu için ne kadar suçlu ise. bu insanlar da yanılmaları yüzünden ancak o kadar suçlu idiler. Bu kurtuluş ümidi ile o 6 asırlık gelenek arasın daki büyük çelişme, hattâ mağlûbiyet ve istilâdan da koyu bir trajediye sebep oldu. Bu roman işte bunu iddia etmekte ve bu trajediyi anlatmaya çalışmak tadır. 24 yaşındaki “İstanbullu Hoca> Küçük Ağa ki-siliği ile ikinci defa doğarken, insanoğlunun kolay kolay katlanamıyacağı bu kahredici trajedinin kah ramanlanndan sadece birisi oluyordu. Kurtuluş Savaşı boyunca böyle ikinci doğumlar çok, pek çok ol muştur. Küçük Ağa kendi macerasında bu benzerle rini de anlatabilirse, okuyucularım baba ve dedele rini, cephe kahramanlıklarından çok, işte bu trunk çelişmede çektikleri acılar için rahmetle anacaklardır Tarık BUĞRA.

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir