Kral Katili – Virginia Boecker ePub PDF e-Kitap indir

Ağustos 22, 2017

 

Kestrel kendi sırası gelince hamlesini yaptı. Hiçbir merak belirtisi göstermemeye karar verdi. Dikkatinin dağıtılmasına izin vermeyecekti. Taşlarını ters çevirerek dizdi. “Bekle,” dedi Arin. “Bahis nedir?” Kestrel bunun üzerinde dikkatlice düşünmüştü. Eteğinin cebinden küçük bir ahşap kutu çıkardı ve masaya koydu. Arin kutuyu alıp sallayarak içindekilerin ince, kayan tıkırtılarını dinledi. “Kibritler.” Kutuyu tekrar masanın üstüne attı. “Pek büyük bir bahis sayılmaz.” Ama kumar oynayacağı hiçbir şeyi olmayan bir köleye uygun bahis neydi ki? Bu soru, oyunu önerdiğinden beri Kestrel’e dert olmuştu. Omuzlarını silkip, “Belki de kaybetmekten korkuyorumdur,” dedi. Kibritleri aralarında paylaştırdı. “Hımm,” dedi Arin ve ikisi de kendi bahislerini ortaya koydular. Arin taşlarını, gravürlerini KestreFe göstermeden kendisinin görebileceği şekilde konumlandırdı. Gözleri bir anlığına onlara kaydı, sonra ortamın lüksünü incelemek için kalktı. Bu, KestreFin canını sıktı; hem Arin’in ifadesinden hiçbir bilgi alamadığı hem de Arin gözlerini kaçırıp KestreFe, ona herhangi bir şey ele verme korkusu olmadan kendi taşlarını incelemesine bir saniye vererek bir centilmen gibi davrandığı için. Sanki böyle bir avantaja ihtiyacı varmış gibi. “Nereden biliyorsun?” dedi Kestrel. “Neyi nereden biliyorum?” “Buranın bir çalışma odası olduğunu. Böyle bir şeyi hiç duymamıştım.” Kestrel kendi taşlarını yerleştirmeye başladı. Ancak taşların tasarımlarını gördüğünde Arin’in gözlerini ka­ çırarak kibarlık mı yaptığını yoksa Kestrel’i kasıtlı olarak mı kışkırttığını merak etti.

 

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir