Grev – Orhan Kemal ePub PDF e-Kitap indir

Ekim 3, 2017
WEB TASARIM
WEB TASARIM

 

Ailece çıkılan tatillerde sık sık rastlanan bir durum tabii, ama o sıralar bunu bilmiyordum, daha yedi sekiz yaşındaydım. Her neyse işte, tatilimiz iyi geçmiyordu; bir gün öğleden sonra babam çekti gitti. Yani durup dururken. Deniz kenarında bir şeye bakıyorduk, annem parmağıyla bize bir şeyi işaret ediyordu; o sırada babam birdenbire gitti. Bağırıp çağırmadı, bir şey yapmadı, yürüdü gitti sadece. Biz ne yapacağımızı bilemeyip onun peşinden yürümeye başladık; annem, kardeşim Christopher ve ben babamı takip etmeye koyulduk. Çok yakından takip etmiyorduk; aramızda otuz metre filan vardı, gözden kaçırmamaya dikkat ediyorduk sadece. Babam yürümeye devam ediyordu. Sahil boyunca yü­ rüdü, uçurumların kenarından geçen patikayı, plajdaki kulü­ beleri, güneşlenen insanları geçti. Sonra kasabaya yöneldi, tenis kortlarını, alışveriş merkezlerini geçti. Bir saat filan gittik pe­ şinden. Bir süre sonra oyuna döktük işi. ‘Bak, kızgınlığı geçti. Oyun oynuyor!’ diyorduk. ‘Kafasını mahsus öyle tutuyor. Şuna bak!’ diyorduk, katıla katıla gülüyorduk. Dikkatle bakıldığında, komiklik olsun diye öyle yürüdüğü sanılabilirdi. Christopher daha küçücüktü, ben ona öyle dedim, babamın bizi güldürmek için öyle yürüdüğünü söyledim; Christopher olay baştan sona eğlenceli bir oyunmuş gibi durmadan gülüyordu. Annem de gülüyordu, ‘Babanız bir alem çocuklar!’ deyip gülmeye devam ediyordu. Bu şekilde yürümeye devam ettik; daha yedi sekiz yaşında olduğum halde babamın şaka olsun diye öyle yürümediğini anlayan bir tek bendim. Kızgınlığının filan geçmediğini, belki biz onu takip ediyoruz diye giderek daha da çok öfkelendiğini bir tek ben anlıyordum. Belki bir banka oturmak ya da bir kafeye girmek istiyordu, ama bizim yüzümüzden yapamıyordu. Hatırlıyor musun bütün bunları?

 

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir