Dört – Sarah Lotz PDF e-Kitap indir

Eylül 15, 2017
WEB TASARIM
WEB TASARIM

 

Eşikte durup bu sahneyi seyrettik. Ben etrafıma bakınıp birinin bizi içeri buyur etmesini, hatta geldiğimizi anons etmesini bekledim, ama epeyce bir zaman durup beklediğimiz halde kimse yanımıza gelmedi. Ara sıra birileri hızlı adımlarla bize doğru yürüyor, son anda başka bir davetlinin yanına gittiği anlaşılıyordu. Sophie’ye baktım. Bir kolunu Boris’in omzuna dolamıştı; ikisi de kalabalığa korkuyla bakıyordu. “Hadi gelin, girelim” dedim umursamaz bir tavırla. Hepimiz birkaç adım attık, ama sonra durduk. Hoffman’ı, Miss Stratmann’ı ya da tanıdığım başka birini görme umuduyla etrafa bakındım, ama kimseyi göremedim. Durduğum yerde tek tek bütün çehrelere bakarken, bu insanların birçoğunun, Sophie’nin o korkunç muameleye maruz kaldı­ ğı davete de pekala katılmış olabileceği geçti aklımdan. Ansızın Sophie’nin nelere tahammül etmek zorunda kaldığı daha net olarak canlandı zihnimde; içimde tehlikeli bir öfkenin kabardığını hissettim. Gerçekten de, salonda göz gezdirdikçe, başlı­ ca suçlular arasında bulundukları neredeyse kesin olan en az bir grup gördüm – kavisin görüş alanımızdan çıktığı noktaya yakın, bir arada duruyorlardı. Kalabalığın arasından inceledim onları: Erkeklerin o kendinden memnun tebessümleri, bu tür davetlerde ne kadar rahat olduklarını herkese sergilemek istercesine şişine şişine ellerini pantolon ceplerine sokup çıkarışları; kadınların o gülünç kıyafetleri, gülerken kafalarını salak salak iki yana sallayışları. Bu tür insanların Sophie şöyle dursun, herhangi biriyle alay etmeleri, küçümsemeleri inanılır gibi değildi, abesti resmen. Öyle ki, derhal o grubun yanına gidip herkesin gözü önünde ağızlarının payını vermemem için hiçbir neden olmadığını düşündüm. Sophie’nin kulağına teskin edici bir iki söz fısıldadıktan sonra harekete geçtim.

 

 

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir