Azil – Hakan Günday ePub PDF e-Kitap indir

Ekim 20, 2017
WEB TASARIM
WEB TASARIM

 

Babam bana sürekli olarak ana-babamın adlarına güvenmememi söylerdi ve okula girmemde “sınıf ölçüsü”nün yardımcı olduğunu kabul etmek istemezdim. Ama çok geçmeden bu konuda fazla düşünmemeye başladım. Başkan Mao öyle demişse, iyi bir şey olmalıydı. Bu dönemde “yüksek düzey memur çocukları” (gao-gan zi-di) hemen hemen bir sınıf oluşturmuşlardır. Kendilerini seçkin bir grubun üyeleri olarak gösteren bir havaya girmiş­ ler, güçlü desteğe ve dokunulmazlığa sahip bir tavra bürünmüşlerdi. Pek çoğu artık her zamandan daha kibirli ve küstah olmuşlardı ve Mao’dan başlayarak aşağıya kadar herkes onların bu davranışlarına kaygılarını belirtiyordu. Basın da sürekli bunun üzerinde durmaktaydı. Ve bütün bunlar onların özel bir grup oldukları fikrini pekiştirmekteydi. Babam bizleri bu h avaya ve yüksek memurların çocuklarıyla klikler oluşturmaya karşı uyarırdı. Sonuçta başka ailelerin çocuklarıyla pek az görüştüğümdem fazla arkadaşım olmamıştır. Yeni okula girdiğimde iki öğretmen evimize gelip annemle babama benim hangi yabancı dili öğrenmemi istediklerini sordular. Bizimkiler rusçayı değil de, İngilizceyi seçtiler. Öğretmenler benim ilk yılımda fizik mi, kimya mı öğreneceğimi de sormuşlardı. Annemle babam bunun seçimini okula bıraktıklarını söylediler. Okulu, ilk ayak bastığım anda sevdim. Okul 1 4 1 yılında kurulmuştu. Çin’ de yerel bir hükümetin kurduğu ilk okuldu. Tam ortasında daha önceleri Konfüçyüs’e adanmış olan görkemli bir tapınak vardı. İyi korunmuş olan bina artık tapı­ nak olarak kullanılmıyordu. İçinde, dev sütunlar arasında sekiz on tane pin-gpong masası vardı. Oymalı kapıların önünde, epey uzun bir merdivenden inilerek tapınağa uzanan çok geniş bir bahçe bulunuyordu.

 

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir