Avunamayanlar – Kazuo Ishiguro PDF e-Kitap indir

Eylül 6, 2017
WEB TASARIM
WEB TASARIM

 

Nefes almakta zorlanırken, bir kez daha işlerimi böylesine karıştırmış olmasından dolayı Sophie’ye yönelik şiddetli bir öfke kabardı içimde. Hayatımın böyle kritik ve önemli anlarında, kendi hayatının düzensizliğini bana yansıtmamanın bir yolunu bulmasını istemeye hakkım vardı herhalde. Birden ona söylemek istediğim çeşitli sözler kafama doluşmaya başladı; nefes nefese olmasam, yüksek sesle homurdanmaya koyulabilirdim. Patikanın üç dört kıvrımını tırmandıktan sonra dinlenmek üzere durduk. Başımı kaldırdığımda, bulunduğumuz yerden çepeçevre kır manzarasıyla kuşatılmış olduğumuzu gördüm. Tarlalar peş peşe ufka kadar uzanıyor, ufuk çizgisinde çiftlik evleri olduğunu tahmin ettiğim bir kümelenme görülüyordu. “Harika bir manzara” dedi gazeteci, nefes nefese, saçını geri iterek. “Buraya çıkmak canlandırıyor insanı. Bu temiz havayı soluduktan sonra günümüz daha iyi geçer. Yine de güzelliğe dalıp vakit kaybetmeyelim.” Neşeyle gülüp tekrar tırmanmaya koyuldu. Ben daha önce olduğu gibi arayı açmadan onu izliyordum, Pedro geriden geliyordu. Bir ara, özellikle dik bir tırmanış sı­ rasında Pedro aşağıdan bir şeyler söyledi. Bize yavaşlamamızı söylediğini tahmin ettim, ama gazeteci hız kesmeyip rüzgarda bağırarak, “Ne dedin?” diye sordu. Pedro’nun birkaç adım ilerlemek için çabaladığını işitiyordum. Sonra bağırdığını duydum: “Herifi ikna ettik, baksana, diyorum. Sorun çıkarmayacak gibi duruyor.” “Evet,” diye bağırarak cevap verdi gazeteci, “şimdilik sorun çıkarmıyor, ama bu tiplerin sağı solu belli olmaz. Sen pohpohlamaya devam et. Buraya kadar tırmandı ses çıkarmadan. Ama salak, binanın ne anlama geldiğini bile bilmiyor bana kalırsa.” “Sorarsa ne diyeceğiz?” diye bağırdı Pedro. “Sorar mutlaka.” “Konuyu değiştirirsin. Duruşunu değiştirmesini söylersin. Görünüşüyle ilgili herhangi bir şey söyle, dikkati dağılır.

 

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir