Aşk Hiç Bitmez – Candace Camp PDF e-Kitap indir

Eylül 15, 2017
WEB TASARIM
WEB TASARIM

 

Manşet -birinci sayfada başka hiçbir yazı yoktu- şuydu: “RYDER’IN SEFERBERLİK ÇAGRISI”. Hafif bir telaşla gazeteyi açtım ve altı yedi daha küçük fotoğrafla karşılaştım; her biri öndeki fotoğrafın bir çeşitlemesiydi. İkisi hariç hepsinde saldırgan tutumum aşikardı. Bu ikisinde de, arkamdaki beyaz binayı gururla gösterir gibiydim; yüzümdeki garip gülümseme, üst dişlerimi tamamen kapatıp alt dişlerimi olduğu gibi açıkta bırakmıştı. Alttaki sütunlara göz gezdirdi­ ğimde, Max Sattler adı birçok kez gözüme takıldı. Gazeteyi biraz daha incelemek istiyordum, ama hizmetçinin düşmanca tavrının bu fotoğraflarla ilgili olduğundan kuş­ kulandığım için son derece rahatsız hissediyordum kendimi. Gazeteyi yerine bırakıp sehpadan uzaklaştım, daha sonra bir fırsat bulup yazıyı dikkatle incelemeye karar verdim. “İçeri girsek iyi olacak” dedim holün ortasında dikilen Sophie’yle Boris’e. Hizmetçinin işitebileceği kadar yüksek sesle konuşmuştum; bizi içeriye kadar geçirmesini bekliyordum doğal olarak. Ama o yerinden kıpırdamadı; gergin birkaç saniye geç­ tikten sonra gülümseyerek, “Tabii, yolu dün geceden hatırlıyorum” dedim ve öne düşüp içeriye yürüdüm. Aslında bina hiç hatırladığım gibi değildi; az sonra gözüme hiç tanıdık gelmeyen, uzun, lambri kaplı bir koridorda bulduk kendimizi. Ama sorun olmadı, çünkü biraz yürüdükten sonra gürültüleri duymaya başladık ve çok geçmeden, Üzerlerinde gece kıyafetleri, ellerinde içki kadehleri olan insanlarla tıklım tıklım dolu, dar bir salonun kapısına geldik. Salon ilk bakışta bir gece önceki davetin verildiği dev balo salonundan çok daha küçük görünüyordu. Hatta biraz inceleyince, buranın eskiden muhtemelen bir salon bile değil, bir koridor, en iyi ihtimalle uzun, kavisli bir hol olduğunu gördüm. Kıvrımı­ na bakılırsa bir yarım daire olabilirdi, ama eşikten bakıldığında bunu anlamak mümkün değildi. Dış duvarda, şu anda perdeleri çekilmiş, çok geniş pencereler, kavis boyunca yan yana sıralanmıştı; iç duvarda ise yan yana kapılar sıralanmış gibi görünü­ yordu. Yerler mermerdi, tavandan aşağı avizeler sarkıyordu; salonun çeşitli yerlerinde, kimi kaideler üzerinde, kimi zarif cam bölmelerde sergilenen sanat objeleri vardı.

 

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir