Aşk Cephesi – Tessa Dare
Kitap / Eylül 30, 2017

  İlk soru okunacak, tabelaya yazılacak, siz kürsüden cevabınızı vereceksiniz; bitirdiğinizde Horst bir sonraki soruyu okuyacak, bu şekilde devam edecek. Sizden bir şey rica edeceğiz Mr. Ryder, o da her cevabın sonunda kürsünün arkasından çıkıp sahnenin kenarına gelmeniz ve eğilip selam vermeniz. Bunu rica etmemin iki sebebi var. Birincisi, elektronik sayı tabelası iğreti olduğundan, kaçınılmaz olarak birtakım teknik zorluklar arz ediyor. Her soruyu sayı tahtasına yüklemek için elektrikçinin birkaç saniyeye ihtiyacı olacak; ayrı­ ca harflerin tabelada belirmesi de on beş yirmi saniye alacak. Dolayısıyla efendim, siz sahnenin kenarına gidip selam verdikten sonra kaçınılmaz olarak alkışlar da başlayacağı için, gecikmeden ötürü sıkıntılı sessizlikler yaşamayacağız. Sonra, alkışlar dinerken, Horst’un sesi ve tabela bir sonraki soruyu soracak; böylece siz de tekrar kürsüye gidecek vakit bulacaksınız. Bu planın bir avantajı daha var efendim. Sizin sahne kenarına gidip selam vermeniz, elektrikçiye cevabınızın noktalandığını da açık­ ça bildirmiş olacak. Ne de olsa, mesela siz daha konuşmanızı bitirmemişken, tabelada bir sonraki sorunun görünmesini katiyen istemeyiz. Oysa açıkladığım gibi, teknik gecikmeden ötürü böyle bir şey pekala olabilir. Diyelim ki siz cevabınızı tamamlamış gibi görünürsünüz -sözlerinize ara verirsiniz- ama ardından son bir önemli şey gelir aklınıza. Siz bu son fikrinizi de açıklamaya başlarsınız, bu arada elektrikçi maalesef … Ah!…

Tess’in Gözyaşları – Pepper Winters
Kitap / Eylül 30, 2017

Sonra da sahneyi terk edecek. Salonun tamamı karanlığa gömülecek. İşte gecenin en can alıcı noktasına geldik. Sizin sahneye çıkma anınız efendim. Aslında bu konuyu sizinle konuşmak istiyordum, çünkü bir ölçüde sizin de mutabık olmanız şart. Mr. Ryder, konser salonumuz çok güzeldir, ama çok eski olduğundan, haliyle daha modern binalarda mutlaka bulunan birçok imkana sahip değildir. Mutfak imkanları, sanırım daha önce de belirttiğim gibi, son derece yetersiz; bu yüzden mecburen büyük ölçüde otelin imkanlarından yararlanıyoruz. Ama söylemek istediğim şu, efendim. Spor salonumuzdan -gerçekten çok modern ve iyi donanımlıdır- genellikle kapalı arenada asılı duran elektronik sayı tabelasını getirttik. Şu anda arenanın hali içler acısı! Genellikle sayı tabelasının bulunduğu yerden dışarı çirkin, çıplak siyah teller sarkıyor. Her neyse, konuyu dağıtmayayım efendim. Mr. von Winterstein kısa bir girişten sonra sahneden çekilecek. Salonun tamamı birkaç saniye karanlığa gömülecek ve bu arada perde açılacak. Sonra tek bir spot ışığı yanacak ve sahnenin ortasındaki kürsünün arkasında siz belireceksiniz. O anda, doğal olarak izleyiciler heyecanla alkışlamaya başlayacak. Sonra, alkışlar dindiğinde, siz daha ağzı­ nızı açmadan -elbette eğer siz kabul ederseniz- salonda patlayan bir ses, ilk soruyu soracak. Ses, kentimizin en kıdemli aktö­ rü Horst Jannings’in sesi olacak. Kendisi seslendirme kabininden, hoparlör sisteminden konuşacak. Horst’un güzel, tok bir bariton…

Pusu – Paul Carson ePub PDF e-Kitap indir
Kitap / Eylül 30, 2017

  “Nasıl isterseniz efendim. Ama emin olun, her şey kontrol altında. Endişelenmenize mahal yok.” “Evet, evet, eminim. Bununla birlikte, artık çok az zaman kaldığından, bu konuya yoğunlaşmamız gerekir kanımca. Mesela Mr. Hoffman, annemle babam konusu. Kentlilerin onlarla gereğince ilgileneceğinden şüphem olmamakla birlikte, ikisinin de sağlığı yerinde değil, dolayısıyla rica etsem … ” “Ah, tabii, gayet iyi anlıyorum. Hatta izninizle söyleyeyim, annenizle babanız konusunda böyle kaygılanmanız çok dokunaklı bence. Her ikisinin de her an rahat edebilmeleri için ne lazımsa yapıldı efendim, emin olun. Çok sevecen ve becerikli bir grup kentli hanım, burada geçirecekleri süre boyunca onlarla ilgilenmek üzere görevlendirildi. Bu akşamki konserle ilgili olarak da, onlar için biraz özel bir şey programladık; sanırım hoşunuza gidecek bir jest. Mutlaka biliyorsunuzdur, kentimizin şirketlerinden Seeler Brothers, iki yüzyıldır imal ettiği at arabalarıyla ün salmıştır; bir zamanlar Fransa ve İngiltere’de bile çok sayıda seçkin müşteriye hizmet verirdi. Kentte hala Seeler Brothers yapımı harika örnekler var; annenizle babanızın konser salonuna bunların en zarif olanıyla gelmek isteyeceğini düşündüm; son derece bakımlı iki safkan at hazırladık. Gözünüzün önüne getirsenize Mr. Ryder. O saatte konser salonunun önündeki açıklık ışıl ışıl aydınlatılmış olacak; kentimizin bütün ileri gelenleri orada toplanmış gülüşerek selamlaşıyor, hepsi harikulade kıyafetler içinde, havada bir heyecan. Açıklığa otomobil…

Grey – E L James ePub PDF e-Kitap indir
Kitap / Eylül 30, 2017

  Hoffman’ın arabasına vardığımda yorgun hissediyordum kendimi, cesaretim kırılmıştı. Hoffman direksiyon başında harıl harıl bir deftere bir şeyler yazıyordu; ben kapıyı açıncaya kadar beni görmedi. “A, Mr. Ryder!” dedi, defterini hemen kaldırarak. “Provanız iyi geçmiştir umarım?” “Evet, evet.” “Mekanı, piyanoyu nasıl buldunuz?” Aceleyle arabayı çalış­ tırdı. “Memnun kaldınız mı?” “Mükemmeldi Mr. Hoffman, teşekkür ederim. Ama şimdi bir an önce konser salonuna gitmem lazım. Birtakım ayarlamalar yapılması gerekebilir, hiç belli olmaz.” “Elbette. Zaten benim de bir an önce konser salonuna gitmem gerekiyor.” Saatine bir göz attı. “Yiyecek içecek durumunu kontrol etmem gerek. Bir saat önce oradaydım, her şey düzgün gidiyordu. Ama ortalık bir anda karışabiliyor tabii.” Hoffman arabayı yola çıkardı; birkaç dakika boyunca konuşmadan ilerledik. Yol gelirkenki kadar boş olmamakla birlikte trafik sıkışık değildi; Hoffman vakit geçirmeden hızlandı. Tarlalara bakarak gevşemeye çalıştım, ama kafam akşamki gösterideydi. Sonra Hoffman, “Mr. Ryder,” dedi, “bu konuyu açmamı mazur görürsünüz umarım. Önemsiz bir konu. Unutmuşsunuzdur mutlaka.” Kısaca gülüp başını iki yana salladı. “Hangi konu bu Mr. Hoffman?” “Eşimin albümlerini kastediyorum. Belki hatırlarsınız, ilk karşılaşmamızda söz etmiştim size. Eşim yıllardır vefalı bir hayranınız … ” “Evet, tabii, gayet iyi hatırlıyorum. Benim meslek hayatımla ilgili gazete yazıları toplamıştı. Evet, evet, unutmadım. Hatta bunca meşguliyet arasında hep çok…

Karanlık Yalanlar – Alessandra Torre ePub PDF e-Kitap indir
Kitap / Eylül 30, 2017

  Acaba o zaman … ‘ Ama acaba o zaman ne yapmış olsak Mr. Ryder? Max Sattler’ın bizi istediği yere götürmesine izin mi vermiş olsak? Şimdi bambaşka bir durumda mı olurduk? Bugün Antwerp gibi bir kent mi olurduk? Stuttgart gibi mi olurduk? Açıkçası ben öyle düşünmüyorum Mr. Ryder. Çünkü bu kentte bazı şeyler vardır ki, fazlasıyla yerleşiktirler. Bunlar hiçbir zaman değişmeyecek, beş kuşak sonra da, altı kuşak sonra da, yedi kuşak sonra da. Gerçekçi düşünülecek olursa, Sattler bir tutarsızlıktı. Çılgınca hayalleri olan bir adamdı sadece. Herhangi bir şeyi temelden değiştirmesi imkansızdı. Benim bu arkadaşım için de aynı şey geçerli. O öyle biri. Ne kadar önemli olursa olsun, bir deneyim onu değiştirmeyecekti. İşte geldik Mr. Ryder. Şu basamakları indiğinizde kendinizi anayolda bulacaksınız.” Mezarlığın yüksek demir kapısından geçmiş, geniş, özenle düzenlenmiş bir bahçede duruyorduk. Pedersen solumdaki bir çiti işaret ediyordu; çitin arkasında kıvrılarak inen basamaklar görülüyordu. Bir an duraksayıp konuştum: “Mr. Pedersen, nezaketiniz için çok teşekkür ederim. Ama emin olun, ben eğer yanlış bir değerlendirme yapmışsam, hatamla yüzleşmekten kaçacak tipte bir insan değilim. Zaten benim konumumdaki her insanın kabullenmesi gereken bir durumdur bu. Şöyle ki, benim her gün çok sayıda önemli karar vermem gerekir; doğrusunu isterseniz o anda elimdeki verileri tartıp kararı…

Kadife Geceler – Jude Deveraux ePub PDF e-Kitap indir
Kitap / Eylül 29, 2017

  Ama belki onlar da bizimle birlikte yaş­ lanmışlardır, liman tavernasındaki denizcilerimiz, belki onların hayalinde aynı eskisi gibi olacak, umursamayacaklar. ‘Evet, hepsi sana baksın! Hepsi!’ Sonra dokunacağım ona, kalçasının kenarına, hatırlıyorum, yan tarafına dokunmamdan hoşlanırdı. Tıpkı o zamanki gibi dokunacağım ona, sonra iyice yaklaşıp fı­ sıldayacağım: ‘Seni kerhanede çalıştıracağım. Her gece, üst üste.’ Düşünebiliyor musunuz? Söyleyeceğim ama, çünkü eskiden öyleydi. Sonra örtüleri üstümüzden fırlatıp atacağım, onun üstüne eğileceğim, bacaklarını ayıracağım; tık eder belki, bacakla kal­ çanın eklem yeri, çat diye bir ses çıkabilir, biri dedi ki kalçasını incitmiş, belki artık bacaklarını çok ayıramıyordur. Neyse, elimizden geleni yapacağız, çünkü sırası böyle. Sonra eğilip kukusunu öpeceğim; eskisi gibi kokmasını beklemeyeceğim, hayır, iyice düşündüm, kötü kokabilir, kokmuş balık gibi, belki bütün vücudu kötü kokar. Çok düşündüm bunu. Ya ben, benim vü­ cuduma baksanıza, artık pek iyi durumda değil. Derilerim pul pul dökülüyor, neden bilmiyorum. Geçen yıl başladığında bir tek kafa derimdeydi. Saçımı taradığımda böyle koca koca balık pulu gibi saydam pullar dökülüyordu. Önce bir tek kafa derisindeydi, ama şimdi her tarafım öyle, sırayla dirseklerim, dizlerim, şimdi de göğsümün derisi dökülüyor. O pullar da balık kokuyor. Ne yapalım, dökülecekler, mani olamam, katlanması gerekecek; o yüzden ben de kukusunun kokusundan şikayet etmeyeceğim, bacakları açılırken tık…

Son Şans’taki Melek – Hope Ramsay PDF e-Kitap indir
Kitap / Eylül 29, 2017

  Ama tekrar yapmak istiyorum, altı kere, o kadarı yeter, eskiden yaptığımız şekilde. Biz gençken çok ateşli değildik. Şimdiki gençlerin belki yaptığı gibi, bilemiyorum, öyle her yerde yapmazdık. Ama ne bileyim, bir anlaşma vardı aramızda. Evet, bazen, gençken sıkılırdım, doğru, her defasında aynı şekilde yapmaktan. Ama o öyleydi, o … başka türlü yapmak istemezdi; kızardım ona, niye kızdığımı anlamazdı. Ama şimdi o eski rutini adım adım, tıpatıp eskiden yaptığımız gibi tekrarlamak istiyorum. Dün değil evvelsi gece, şey yaparken, denerken işte, hayalimden çeşitli orospular geçiyordum, müthiş şeyler yapan müthiş orospular, tık yoktu. Sonra, tabii, normal diye düşündüm. Benim yaşlı aletimin tek bir görevi kaldı yerine getireceği; şimdi kalkıp bu orospularla kışkırtmanın anlamı ne, onların benim şimdiki yaşlı aletimle ne alakası var? Son bir görevi var, onu düşünmeliyim dedim. Ve düşündüm. Karanlıkta, yattığım yerde hatırladım, hatırladıkça hatırladım. Nasıl yaptığımızı adım adım hatırlıyordum. Yine öyle yapacağız tekrar yaptığımızda. Vücutlarımız artık yaşlandı tabii, ama iyice düşündüm ben. Aynı eskisi gibi yapacağız. O da hatırlayacak, unutmamıştır, adım adım hatırlayacak. Karanlıkta, örtünün altına girdiğimizde, pek öyle cesur olamıyorduk; onun yüzünden, o utangaçtı, o şekilde yapmak isterdi. O zamanlar aldırıyordum, hep ona, ‘Orospu gibi olsana. Işıkta göstersene vücudunu’ demek isterdim. Ama şimdi aldırmıyorum, aynı eskisi gibi yapmak…

Kalp Hırsızı – Virginia Henley ePub PDF e-Kitap indir
Kitap / Eylül 26, 2017

  Ne var ki büyük salon şu anda hiç uygun değil. Epey sayıda müşteri var … ” “Mr. Brodsky için büyük salonu boşaltmakta tereddüt etmiyorsunuz görünüşe bakılırsa.” “Evet, doğru. Oteldeki diğer piyanoların hiçbiri değil, mutlaka büyük salondaki piyano olması konusunda ısrarlıysanız, evet, seve seve yerine getiririm isteğinizi. Hemen şimdi bizzat gidip bütün müşterilerden ayrılmalarını rica ederim, kahvelerini bitirmiş olsunlar, olmasınlar. Evet, son çare olarak yapabilirim. Ama belki böyle aşırı bir önleme başvurmadan önce diğer seçenekleri düşünme nezaketini gösterirsiniz. Şunu da belirteyim ki, büyük salondaki piyano otelin en iyi piyanosu değildir kesinlikle. Hatta pes notaların bazıları oldukça şüpheli.” “Mr. Hoffman, büyük salon olamıyorsa, lütfen bana başka neresi olabileceğini söyleyin. Büyük salonun kendisi ilgilendirmiyor beni. Benim istediğim iyi bir piyano ve yalnız kalmak.” “Prova odası. Orası sizin ihtiyacınızı çok daha iyi karşılayacaktır.” “Pekala, prova odası olsun.” “Harika.” Hoffman yürümeye başladı. Ama birkaç adım attıktan sonra durup bir sır paylaşacakmış gibi bana doğru eğildi. “Anladığım kadarıyla Mr. Ryder, prova odasına toplantıdan çıkar çıkmaz gitmek istiyorsunuz, öyle mi?” “Mr. Hoffman, durumun aciliyetini tekrar vurgulamak istemiyorum … ” “Evet, evet, Mr. Ryder. Elbette, elbette. Kesinlikle anlıyorum. Yani… toplantıdan önce prova yapmanız gerekiyor. Evet, kesinlikle anlıyorum. Hiç sorun değil, komite üyeleri seve seve bekleyeceklerdir. Hiç önemli…

Tatlı Hesaplaşma – Wendy Higgins PDF e-Kitap indir
Kitap / Eylül 26, 2017

  Gazeteyi katlayıp ayağa kalktım, arkama bakıp Hoffman’ı aradım. Bu arada Boris, bu kez sesinde belirgin bir panikle yine konuşuyordu. “Söz veriyorum. Her şeyi yapmayı öğreneceğim, söz veriyorum. Artık kolay olacak.” Sesi hafifçe titriyordu, ama ona tekrar baktığımda gözlerinin hala kitapta olduğunu gördüm. Yüzünün garip biçimde kızarmış olduğu dikkatimi çekti. Sonra lobinin karşı tarafında bir hareketlenme sezdim ve Hoffman’ın resepsiyon masasının yanından bana el salladığını gördüm. “Benim gitmem gerekiyor” diye seslendim Sophie’ye. “Çok önemli bir işim var. İkinizle sonra görüşürüz.” Boris sayfayı çevirdi, ama başını kaldırmadı. “Çok yakında” dedim, bize dönmüş olan Sophie’ye. “Çok yakında daha uzun konuşuruz. Ama şimdi gitmem lazım.” Hoffman lobinin ortasına gelmişti ve kaygılı bir tavırla beni beklemekteydi. “Sizi beklettiğim için özür dilerim Mr. Ryder” dedi. “Böyle bir toplantı için sizin epey önceden geleceğinizi tahmin etmeliydim. Şu anda toplantı odasından geliyorum; hemen söyleyeyim, bu sıradan hanımlar ve beyler onlarla bizzat tanışmayı kabul ettiğiniz için çok minnettarlar efendim. Neler yaşadıklarını onların kendi ağzından dinlemenin önemini takdir ettiğiniz için minnet duyuyorlar size.” Hoffman’a sert sert baktım. “Mr. Hoffman, sanırım bir yanlış anlaşılma oldu. Şu anda benim prova yapmak için iki saate ihtiyacım var. Kesinlikle yalnız olmam gerekiyor. Sizden bir an önce büyük salonu boşaltmanızı rica ediyorum.” “Ah, evet,…

Tesadüf – Jamie McGuire ePub PDF e-Kitap indir
Kitap / Eylül 26, 2017

  Boris benim varlığımı hiç fark etmemişçesine okumaya devam etti. Sonra başını kaldırmadan kendi kendine mırıldandı: “Bu kitap süper. Her şeyi gösteriyor.” Ne cevap vereceğimi düşünürken Sophie gözüme ilişti; sırtı bize dönük, raftan aldığı bir dergiyi inceliyormuş gibi yapıyordu. Ansızın içimde bir öfke dalgası kabardı; lobinin karşı tarafından onun peşine takılıp geldiğim için keskin bir pişmanlık duydum. Şimdi anlıyordum: Durumu öyle idare etmişti ki, şu anda ben Boris’e ne dersem diyeyim, Sophie için zafer ve intikam sayı­ lacaktı. Sophie’nin sırtına, dergiye kendini çok kaptırmış hissi vermek için omuzlarını hafifçe kısışına bir daha baktım ve öfkemin arttığını hissettim. Boris sayfayı çevirip okumaya devam etti. Bir süre sonra yine başını kaldırmadan mırıldandı: “Banyo karoları. Artık kolaylıkla döşeyebilirim.” Yakındaki bir sehpanın üzerinde çeşitli gazeteler vardı; ben de gazete okuyabilirdim pekala. Bir gazete çekip önüme açtım. Birkaç saniye sessiz geçti. Sonra, Almanya otomotiv endüstrisiyle ilgili bir yazıya göz gezdirirken, ansızın Boris’in, “Özür dilerim” dediğini duydum. Bunu biraz saldırgan bir tonda söylemişti; başlangıçta ben gazete okurken Sophie bir yolunu bulup onu dürttü mü ya da işaret mi verdi acaba diye merak ettim. Ama Sophie’ye kaçamak bir göz attığımda sırtı hala bize dönüktü, hiç kıpırdamamış gibiydi. Sonra Boris devam etti: “Bencillik ettiğim için özür dilerim. Bir…