Rüya – Sam Hawksmoor – pdf kitap indir

11 Aralık 2017

Baş dönmesi ve mide bulantısıyla bir süre daha sırtüstü otların üzerinde kaldı. Bu da onun hatasıydı. Gitmesi için Ri-an’ı o cesaretlendirmişti, onunla birlikte şehre gidemeyeceğini biliyordu. Bunu olması gereken bir son gibi kabullenmişti. Oysa Rian’ın hayal ettiği o hayatı asla yaşayamayacaktı. Onu daha önce de kaybetmişti, kalbindeki acı dayanılmazdı. “Mutlaka böyle olması gerekmiyor, Genie.”
Genie gözlerini açtı. Büyükanne Munby yakındaki banklardan birine oturmuş, sigarasını içiyor ve dumanıyla halkalar çıkarıyordu. Üzerinde renklerin en tuhaf bileşimi denebilecek bir giysi ve başında da tavus kuşu tüyleri olan çılgın bir şapka vardı. Ayağına ise Hunter Wellington marka kırmızı botlar giymişti.
Genie doğruldu, kafası karışmıştı, kapüşonundaki otları temizledi. Hâlâ deniz uçağının rıhtımındaydı. Etrafta başka kimse yoktu ve göğsüne çöreklenen o ağırlık geldiği gibi gitmiş görünüyordu.
“O ölecek, büyükanne. Bunu gördüm. O…”
Büyükanne Munby omuz silkti. “Ah! Bu sadece olası bir senaryo, tatlım. Güven bana, en korkunçlarından. Ama yine de binlerce olasılıktan sadece biri. Geleceği görebiliyor olmanın sorunu da bu. Sağ yerine sola dön, her şey değişir. Hiçbir şey kesin değildir. Bunu bilecek kadar çok fal baktım.” Genie, “Ama sen hep doğru tahminlerinle ünlüydün,” diye karşı çıktı.
“Şanslıydım, hepsi bu. Rian çaresiz değil, Genie. O güçlü ve aklı başında. Onu bu yüzden seviyorsun.”
Genie derin bir nefes aldı. Biraz daha hafiflemiş, hatta ısınmıştı. Büyükannesinin Genie’nin üzerinde hep böyle bir etkisi olurdu. “Çok kötü bir şey gördüm. Çok gerçekçiydi.” “Rüyalar da böyledir.”
“Rüya değildi, büyükanne. O şeylerden birini… Rian’m tehlikede olduğuna yemin edebilirim.”
“Biraz sakinleş. Şu Mavi alakarga kuşunun sesini dinle. Başka bir varlıkla kavga ediyor.”
“Rian tehlikede ve senin tek dert ettiğin şey mavi alakarga kuşu mu?”
“Her şey oranlardan ibarettir, evlat. Rian tehlikede, bu doğru. Ama henüz tehlikenin ne olduğunu bilmiyoruz.” Genie gözlerini yumdu. Rian’m içine çekildiği tehlikeyi güçlükle sindirebiliyordu.
“O korkuyor. Baskı var, sanki nefes alamıyor…”
“Bu henüz olmadı. O şimdi uçakta oturmuş, gizlice cebine koyduğun yemişleri yiyor ve seni düşünüyor.”
“Beni düşünüyor olsaydı işletme okulu için o mülakata gitmezdi.”
“Onu tersine ikna edebilirdin, evlat.”
Büyükanne gözlerini anlamlı bir şekilde Genie’ye dikince, kızın yanakları kızardı ve dudağını ısırdı. Evet, bu doğruydu. Onu gitmesi için cesaretlendiren kendisiydi. Spurlake’te kalmak planının bir parçası değildi, orası kesindi.

KİTABI PDF İNDİR

ALTTAKİ BUTONDAN İNDİRİP KURUN

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: