Çöllerin Asisi – Alwyn Hamilton – Kitabı PDF İndir

7 Aralık 2017

Ne kadar zamandır ateş ettiğimizi bilmiyordum. Sırtımın terle kaplanmasına yetecek kadar. Şampiyon Dahmad’m turlar arasında üç içki şişesinin dibini görmesine yetecek kadar. Nişancıların ardı ardına elenmesine yetecek kadar. Ama elimde hâlâ bir tabanca vardı. Karşımdaki hedef, çocuklardan birinin krank koluyla döndürdüğü, yavaşça hareket eden bir tahtanın üzerindeki şişelerdi. Ardı ardına altı kez tetiğe bastım. Kalabalığın uğultusu yüzünden şişeler parçalandığında çıkan sesi duyamadım. Omzuma bir el indi. “Bu geceki son yarışmacılarımız!” diye bağırdı Haşan, kulağımın dibinde. “Şampiyonumuz Dahmad!” Elindeki içki şişesiyle hafifçe sendeleyerek doğrulan adam kollarını havaya kaldırdı. “Şampiyonumuza meydan okumak için geri dönen, Doğu Yılanı.” Yabancı delikanlı, alaylı sataşmalarla yuhalamaları duymuyor-muş gibiydi; ağzının bir ucu hafifçe havaya kalkarken, etrafına bakmadı bile. “Bu güzel gecede aramızda yeni bir nişancı da var.” Haşan, kolumu tutup havaya kaldırdığında kalabalık çılgına döndü. Haykırıyor; ahırın sarsılmasına neden olacak şekilde ayaklarını yere vuruyorlardı. “Mavi Gözlü Haydut.” Bu lakap heyecanımı öldürürken, panikle etrafıma bakarak Fazim’in hendekte olup olmadığını anlamaya çalıştım. Elbette, onları oğlan olduğuma inandırsam bile gözlerimi saklayamayacağımın farkmdaydım. Benimle ilgili diğer her şey, herhangi bir çöl kızında olacağı şekilde koyuyken, gözlerim dikkat çekiyordu. Ne denli budala olursa olsun, Fazim buradaysa ikiyle ikiyi toplayıp üç sonucuna ulaşmayacak kadar akıllıydı. Gene de sarığımın arkasında sırıtıp, tezahüratların beni yükseltmesine izin verdim. Haşan kolumu bıraktı. “Son bahislerinizi yapmanız için on dakikanız var, millet. Son turumuz başlamak üzere.” Bahisçiler telaşla koşturmaya başlamıştı. Yapacak başka bir şey olmadığından, çukurun boş bir köşesinde kumların içine çöküp sırtımı sırıklara dayadım. Gerginliğim yüzünden bacaklarım biraz uyuşmuş gibiydi. Gömleğim terden karnıma yapışmış; sarığımın ardındaki yüzüm kızarmıştı. Ama kazanıyordum. Gözlerimi kapadım. Gerçekten de buradan para ödülüyle ayrılabilirdim. Hızlı bir hesap yaptığımda para ödülünün bin fouza’mn üzerinde olacağını çıkardım. Hayatımın sonuna dek çalıp çırpsam ve aşırı tutumlu davransam bile bin fouza birik-tiremezdim. Özellikle birkaç hafta önce Sazi’deki madenin çökmesinin ardından. Kaza olduğunu söylüyorlardı. Kötü yerleştirilmiş patlayıcılar. Yani, en azından resmi hikâye buydu. Bu daha önce de olmuştu. Gerçi bu kadar kötü değildi. Sabotaja dair söylentiler çalınmıştı kulağıma. Madene bomba yerleştirildiğine dair söylentiler. Daha çılgın söylentilere göre bunu yapan bir İlk Varlık’tı. Günahları yüzünden Sazi’ye saldıran bir Cin. Ama ne olursa olsun, madenden metal çıkmaması tabanca ve dolayısıyla para yok demekti. Son günlerde herkes kemerini sıkıyordu. Benimse kemer sahibi olacak kadar bile param yoktu.

KİTABI PDF İNDİR

ALTTAKİ BUTONDAN İNDİRİP KURUN

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: